Çalışma planı: Eylül 2001 - Kasım 2024 tarihleri arasında primer akciğer kanseri tanısı alan ve cerrahi rezeksiyon yapılan toplam 380 hasta (279 erkek, 101 kadın; ort. yaş: 61.6±10.1 yıl; dağılım, 20-87 yıl) retrospektif olarak incelendi. Hastaların demografik, klinik ve patolojik verileri kaydedildi ve STAS pozitifliği ile ilişkisi değerlendirildi.
Bulgular: Ameliyat öncesi yüksek monosit sayısı STAS pozitifliği ile anlamlı şekilde ilişkili idi (0.73±0.63'e kıyasla 0.58±0.22; p=0.003; olasılık oranı=5.57; %95 güven aralığı: 1.76-17.6). Patolojik N1 ve N2 hastalık varlığı ile lenf nodlarında yüksek maksimum standart tutulum değeri (SUVmax), STAS pozitifliği ile ilişkili idi. Çok değişkenli analizde, yalnızca adenokarsinom histolojisi ve yüksek monosit sayısı STAS pozitifliği ile bağımsız olarak ilişkili bulundu.
Sonuç: Küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastalarında adenokarsinom histopatolojisi ve ameliyat öncesi artmış monosit düzeyleri, STAS varlığının bağımsız öngördürücüleridir. Lenf nodlarındaki artmış SUVmax değeri de, STAS pozitifliği ile muhtemel bir ilişkiye işaret edebilir. Bu bulgular, klinik uygulamada ameliyat öncesi risk değerlendirmesinde ve bireyselleştirilmiş tedavi planlamasında yol gösterici olabilir.