ISSN : 1301-5680
e-ISSN : 2149-8156
TURKISH JOURNAL OF
THORACIC AND
CARDIOVASCULAR SURGERY
Turkish Journal of Thoracic and Cardiovascular Surgery     
PULMONER KARSİNOSARKOM
Kunter BALKANLI, Turgut IŞITMANGİL, Haluk ŞAŞMAZ, Mehmet DAKAK, Önder BOZDOĞAN, İbrahim ÖZTEK
GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Göğüs Cerrahi Servisi

GİRİŞ

Pulmoner karsinosarkom; parenkimal veya endobronşiyal kaynaktan gelişen, histolojik olarak malign epitelyal ve mezenkimal dokuların karışımından oluşan ve nadir görülen malign bir tümördür. En sık görülen epitelyal komponentin skuamöz hücreli karsınom ve mezenkimal komponentin fibrosarkom olduğu bildirilmektedir. Tüm primer akciğer kanserlerinin % 0.1-0.3’ünü oluşturmakta olup, günümüze kadar 101 olgu bildirilmiştir.

MATERYAL METOD

Ocak 1989 – Haziran 1996 yılları arasında GATA Haydarpaşa Göğüs Cerrahisi Kliniğinde 2 karsinosarkomlu olgu opere edildi. her iki hasta da erkek olup, birinci olgu, 41, ikinci olgu 44 yaşında idi. Kesin tanıları postoperatif olarak operasyon materyalinin histopatolojik incelemesi ile konuldu.
Preoperatif malign sitoloji olarak yorumlanan ve operasyonda sol üst lobda toraks duvarına yapışık tümöral kitle saptanan birinci olguda sol üst lobektomi ve anblok toraks duvar rezeksiyonu yanında mediastinal lenf nod disseksiyonu yapıldı. Histopatolojik incelemede tümörün skuamöz hücreli karsinom ve spindle hücreli sarkom karışımından oluştuğu saptandı. Postoperatif adjuvan kemoterapi programına alınan 14 aylık sürvi sağlandı.
Preoperatif sınırlı (T2N0M0) küçük hücreli karsinom olarak değerlendirilen ve operasyonda sol üst lobdan kaynak alan, ancak alt lobu da invaze eden tümoral kitle saptanan ikinci olguda sol pnömonektomi yanında mediastinal lenf nod disseksiyonu yapıldı. Histopatolojik incelemede tümöün kondrosarkom, adenokarsinom ve sukamöz hücreli karsinom karışımından oluştuğu saptandı. Postoperatif adjuvan kemoterapi programına alınan hasta kliğinimizce 4 aydır takip edilmektedir.

SONUÇ

Birinci olgumuz anblok rezeksiyon (toraks duvarı+lobektomi) ve adjuvan kemoterapi kombinasyonu uygulanması ile bu tür bir tedavi uygulanan ilk olgu olma özelliğini taşımaktadır. Literatürde ortalama sürvinin 7 ay olarak belirtildiği gözönüne alındığında, radikal cerrahi tedavi sonrasında adjuvan kemoterapi uygulamasının surviyi olumlu yönde etkilediği kanısındayız.
Viewed : 11
Downloaded : 0