ISSN : 1301-5680
e-ISSN : 2149-8156
TURKISH JOURNAL OF
THORACIC AND
CARDIOVASCULAR SURGERY
Turkish Journal of Thoracic and Cardiovascular Surgery     
AORTİK İNTİMO-İNTİMAL İNTUSSUSCEPTİON: AORT DİSSEKSİYONUNUN NADİR BİR KOMPLİKASYONU
F. BAÇGEL, C. ALHAN, C. ÇAKALAĞAOĞLU, H. KARABULUT, İ. AĞAR, S. TARCAN
Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Merkez, İstanbul

GİRİŞ

Aortik intimo-intimal intussusception aort disseksiyonlarının oldukça nadir görülen bir komplikasyonudur. Bu olgu dünya literatüründe, onaltıncı, ülkemiz literatüründe yayınlanan ilk vaka olması açısından olgu sunumuna değer bulunmuştur.

MATERYAL METOD

On yıldır hipertansiyon tanısı konmuş ve antihipertansiflerle düzensiz olarak tedavi gören 47 yaşında erkek hasta ani gelişen göğüs ağrısı ve konfüzyon nedeni ile bulunduğu ildeki sağlık kuruluşuna götürülmüş, burada yapılan fizik muayenesinde konfüzyon dışında başka bir nörolojik bulgu saptanamamış. Bilateral üst ekstremite ve karotis arter nabızlarının zayıflamış olarak alındığı, üst ve alt ekstremite kan basınçları farkının alt ekstremite lehine artmış olduğu görülmüş, (Üst ekstremite TA: 70-30 mm Hg, alt ekstremite TA: 160-60 mm Hg) EKG sinüs ritminde, iskemi ve akut MI bulgularına rastlanılmamış. Transtorasik ekokardiografide (TTE) assendan aortanın hafif dilatasyonu ve aort kapakta yetersizlik görülmüş. Bilgisayarlı Tomografide (BT) dessandan aortada ihtimal flep görülerek De Bakey Tip III disseksiyon tanısı konmuş. Digital subtraction angiografide (DSA) olguda arcus aortada dolum defekti saptanmış ve hasta bu klinik tablo ile hastanemize sevk edilmiştir.
Acil şartlarda operasyona alınan hastada midsternal insizyonla mediastane girildi, bicaval venöz ve femoral arteryel kanülasyonla pompaya girildi. Total sirkülatuar arrest altında retrograd beyin koruması yapılarak, aort RCA ostiumunun 1.5 cm. üzerinden açıldığında assenden aort intimasının dessenden aorta içine girmiş olduğu görüldü. Intussussepte olan intima arkus aortadan çıkan büyük damarların ostiumlarını oklude etmekte idi. Intussussepte olan intimal flep geri çekilerek redükte edildi. Innominate arterin çıkımına yakın assenden aorta transsekte edildikten sonra sandiviç tekniği ile güçlendirildi. 30 nolu Dacron tüp greft (Hemashield) ile distal anastomoz yapıldı. Total sirkulatuar arrest sonlandırılarak sistemik perfüzyon başlatıldıktan sonra proksimal anastomoz tamamlandı. Komplikasyonsuz ameliyat sonrası dönemden sonra hasta 7. gün şifa ile taburcu edildi.

SONUÇ

Aort disseksiyonunun nadir bir komplikasyonu olan intimo-intimal intussusceptionda anatomik tanının doğru olarak konması zordur ve bu durum tedavinin planlanmasında hatalara sebep olabilir. Literatürdekilerle uyumlu olarak bizim olgumuzda da tanı yöntemi olarak kullanılan TTE, BT, DSA ile elde edilen bilgiler disseksiyonun başlangıcını belirlemede yetersizdi. Nörolojik komplikasyonlar ve aort yetersizliği ile kombine aort disseksiyonunda BT ve diğer görüntüleme yöntemleri desteklemese bile intimo-intimal intussusception mutlaka akılda bulundurulmalıdır.
Viewed : 72
Downloaded : 0