ISSN : 1301-5680
e-ISSN : 2149-8156
TURKISH JOURNAL OF
THORACIC AND
CARDIOVASCULAR SURGERY
Turkish Journal of Thoracic and Cardiovascular Surgery     
Mitral Valve Surgery VIA The Transseptal Superior Approach
Ö. Naci EMİROĞULLARI, Kutay TAŞDEMİR, Ramazan AŞIK, Alptekin YASIM, Alper KUNT, Hasan MERCAN
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı

Abstract

Optimal mitral valve operation requires adequate exposure without impairement of atrial physiology, namely sinüs node and atrioventricular node function. We used the trasseptal superior approach (TSS) in 11 consecutive patients. The trasseptal superior approach combines two atrial incisions circumscribing the tricuspid and mitral annuli anteriorly and superiorly, allowing exposure of the mitral valve by deflecting the ventricular side using stay sutures. The right atrium was opened obliquely lateral from the inferior venous cannula to the the appendage. The atrial septum incised vertically through the fossa ovalis. The right atriotomy is extended superiorly in the right coronary fossa between the right atrial apendaage and the atrioventricular sulcus to meet the septal incision. The two joint incisions are extended onto the left atrial roof transversely. There were 8 men and 3 women. One patient had ASD and mitral stenosis, 3 had mitral valve disease, 3 had double valve disease and 4 had triple valve disease. Six of 11 patients had atrial fibriltation and the others had sinüs rhythm preoperatively. All the patients had the same rhythm postoperatively. There were no accident. The trasseptal superior appoach provides good mitral valve exposure without inherent complications.

Bir operasyonun sonucu, ameliyat sahasında iyi bir görüş alanı elde edilmesine bağlıdır. Mitral kapağa ait çoğu girişimler interatrial sulkusun arkasından sol atriuma yapılan vertikal bir insizyonla gerçekleştirilmektedir. Ancak küçük sol atrium, daha önceki operasyonlara bağlı adezyonlar, rigit aort protezinin varlığı, kalp ve toraksa ait konjenital anomaliler, atrial kalsifikasyon ve bol trombüs varlığı durumlarda bu klasik sol atriotomi insizyonu kapak alanında yeterli görüş sağhyamamaktadır [1-5]. Mitral kapak cerrahisinde yeterli operatif görüş alanı temin eden tekniklerden biri de transseptal superior (TSS) girişimdir [1, 8]. Bu yayında mitral kapak lezyonuyla birlikte triküspid yetmezliği, trombüs ve atrial septal defekt, aort kapak lezyonu gibi ilave patolojiler bulunan 11 olguda TSS yaklaşım (interatrial septumdaki kesinin sol atriumda aort köküne doğru uzatılması) uygulanmış ve literatür bilgileriyle karşılaştırılmıştır.

Methods

Sekizi erkek üçü kadın olan onbir hasta çeşitli kapak lezyonları nedeni ile ameliyat edildi. Hastalar 14-56 yaşları arasında (ortalama 42.1) idi. Bir hastada ASD + Mitral darlığı, 3 hastada tek kapak lezyonu, 3 hastada iki kapak lezyonu, 4 hastada ise üç kapak lezyonu bulunuyordu (Tablo 1).

Cerrahi Teknik: Operasyona standart median sternotomi insizyonu ile başlandı. Çıkan aort ve bikaval kanülasyon yapıldı. Kardiyopulmoner bypassta orta derecede (28 C) genel hipotermi uygulanırken kristalloid (Plegisol) kardiyopleji antegrat yolla verildi. Ayrıca topikal hipotermi yapıldı. Sağ atriumun yan duvarının ortalarından başlatılan insizyon apendajı dönerek interatrial septumun üst uçuna kadar ilerletildi (Şekil 1). İnteratrial septum, fossa ovalisten başlayarak sağ atrium insizyonunun interatrial septumu kestiği noktaya doğru uzanan bir kesi ile açıldı (Şekil 2). Bu kesi daha sonra sol atrium tavanında aortun altına doğru ilerletildi (Şekil 3). Sağ atrium duvarına ve interatrial septurna traksiyon sütürleri konarak triküspid ve mitral kapakların ekplorasyonu sağlandı. Mitral ve triküspid kapağa Tablo 1'de belirtilen girişimler tamamlandıktan sonra sol atrium üst ucuna ve fossa valise konan 4-0 prolen sütürlerle sol atrium ve interatrial septum kapatıldı, interatrial septumun üst kenarında karşılaşan bu sütürler daha sonra sağ atriumdaki kesinin kapatılmasında kullanıldı.

Dört vakada ilave işlem olarak oblik aortotomi kesisi ile AVR yapıldı. Kalp boşluklarının havası alınarak standart yöntemle kardiyopulmoner bypasstan çıkarılarak sternum kapatıldı.

Sağ atriotomi insizyonu (Berreklouw E ve ark. (2)).

Atrial septal insizyon (Berreklouw H ve ark, (2)).

İki insizyonun birleştirildikten sonra sol atrium tavanında uzatılması. (Berreklouw E ve ark, (2))

Transseptal superior girişim uygulanan hastaların özellikleri, yapılan ameliyatlar ile preoperatif ve postoperatif ritimleri

Results

Bir hastaya ASD oranımı + açık mitral komissürotomi (AMK), 2 hastaya MVR (27 Sorin, 29 Sorin) + AVR (21 Sorin, 21 Sorin) + DeVega annüloplasti, 2 hastaya mVR (29 Sorin, 29 Ultracor) + DeVega annüloplasti, 2 hastaya AMK + AVR (23 Medtronic, 23 Ultracor) + DeVega annüloplasti, 1 hastaya MVR (27 Sorin) + trombektomi, 1 hastaya MVR (27 Sorin) + Kay annüloplasti, 1 hastaya MVR (29 Medtronic), 1 hastaya mitral valv repair yapılmıştır.

Preoperatif dönemde 6 hasta atrial fibrilasyon 5 hasta ise sinüs ritminde idi. Post-operatif dönemde de hastalar aynı ritimlerinde bulunuyordu.

Hiçbir hastada postoperatif dönemde ASD'ye ait ekokardiografik ve klinik bulgulara rastlanmamıştır.

Postoperatif dönemde kanama nedeniyle revizyona alınan hasta olmamıştır.

% 9.1 olan mortaliteyi nörolojik komplikasyonla 6. gün kaydedilen bir hasta oluşturmuştur.

Discussion

Ameliyat sahasında elde edilecek iyi bir görünüm, herhangi bir cerrahi girişimde anahtar rolü oynar. En sık kullanılan sol atrial yaklaşım, median sternotomi yoluyla interatrial oluğun ve sağ pulmoner venlerin arasından yapılan longitudinal insizyon yoluyladır [1-3]. Mitral apparatusun optimal ekspojürünün gerektiği rekonstruktif girişimlerde, reoperasyonlarda (özellikle prostatik kapak disfonksiyonuna bağlı) ve küçük sol atrium vakalarında bu standart sol atriotomi insizyonu yeterli görüş sağlayamamakta, görüş imkanını arttırmak için yapılan zorlu traksiyonlar sol atrium duvarında yırtılmalara neden olabilmekte, özellikle inferior duvarda veya superior vena kava altında olan yırtılmaların tamirinde güçlüklere rastlanabilmektedir [1-4]. Bu nedenle tarif edilen girişimlerden biri olan TSS yaklaşımda interatrial septuma yapılan keşi sol atrium duvarında aort köküne doğru uzatılır [1-8]. TSS yaklaşımda görüş alanı mükemmeldir; çoğu vakada traksiyon gerekmez ve sadece askı dikişleri yeterli olur [1, 3, 4, 6]. Özellikle güç ulaşılan anterolateral komissür ve subvalvar apparatus iyi visualize olur [3].

Superior transseptal yaklaşımda akla gelebilecek 2 önemli nokta vardır: 1) Sinüs ve A-V düğümler arasındaki atrial ileti yollarının hasarı, 2) Sinüs düğümü arterinin kesilmesi [1-3-5], Sadece atrial septumun açıldığı klasik transseptal girişimlerde superior septumun korunmasına rağmen atrial aritmi riskinin arttığı söylenmektedir [9, 10]. Ancak Mc Graath, Levett ve Gonzalez-Lavin 17 vakayı kapsayan deneyimlerinde geçici veya kalıcı atrioventriküler iletim kusuru ile karşılaşmadıklarını bildirmektedirler [11]. TSS yaklaşım uygulanan vakalarda bazı merkezler postoperatif erken dönemde bazen kalıcı pace maker bile gerektiren önemli oranda iletim bozukluklarına rastladıklarını belirtirlerken [7, 8] bazı merkezlerde ciddi bir iletim bozukluğu ile karşılaşmadıklarını bildirmektedir [1, 2, 4-6]. TSS yaklaşımda eğer sağ koroner arterden ayrılıyorsa sinüs düğümü arterinin kesilmesi kaçınılmazdır. Sinüs düğümü arterinin zedelenmesi atrial switch (Mustard) ameliyatlarında erken ve geç dönemdeki iletim bozukluklarının sebebi olarak düşünülür; ancak Berraklouw ve Arsiwala deneyimlerinde böyle bir komplikasyona rastlamadıklarının bildirmektedirler [2, 4]. Ancak bu iki çalışma postoperatif geç dönemi kapsamamaktadır. Shin ve ark. postoperatif orta dönemi kapsayan (10-38 ay) çalışmalarında ciddi bir iletim kusuru ile karşılaşmamışlardır [12].

Normal sinüs düğümü fonksiyonu için sinüs düğümü arter kanına ihtiyaç olması lüzumlu görünmemektedir [6]. Kalp transplantasyonlarında alıcının sinüs düğümünün kan akımı tamamen kesilmesine rağmen, sinüs düğümü fonksiyonunu sürdürerek [13, 14], farmakolojik ve psikiatrik uyarılara hız cevabına devam eder [15]. Wolf-Parkinson-White sendromunda sağ koroner fossada yapılan disseksiyonlar [16] ve mitral valve yapılan superior yaklaşımlar [17] bu görüşü desteklemektedir. Yine Takeshita ve arkadaşları preoperatif ve postoperatif yaptıkları koroner anjiogramlarda sinüs düğümü arterinin kesilmesine rağmen elektrofizyolojik çalışmalarda sinüs düğümü fonksiyonunun engellenmediğini belirtmektedirler [5].

Yeterli ekspojürün kolaylıkla sağlandığı TSS yaklaşımda postoperatif kanama ve residüel ASD gibi komplikasyonlara da rastlanmamaktadır [2-4, 6].

Postoperatif EKG ve ekokardiografi ile izleyebildiğimiz olgularımızda vaka sayısının az ve izleme süresinin kısa olmasına rağmen hastalarımızın hiçbirinde kanama, interatrial şanta rastlanmadı. İki hastaya pompa çıkışında kısa süreli geçici pace desteği gerekti.

Sonuç olarak superior transseptal yaklaşım mitral kapak cerrahisinde ilave komplikasyon ve mortaliteye yol açmayan, iyi bir cerrahi görüş açısı sağlayan bir girişimdir.

References

1) Smith CR. Septal-superior exposure of the mitral valve. J Thorac Cardiovasc Surg 1992; 103: 623-628.

2) Berreklouw E, Ercan H, Schonberger JP. Combind superior-transseptal approach to the left atrium. Ann Thorac Surg 1991; 51: 293-295.

3) Kon ND, Tucker WY, Mills SA, Lavender SW Cordell AR. Mitral valve operation via an extended transseptal approach. Ann Thorac Surg 1993; 55:1413-1417.

4) Arsiwala S, Parikh P, Dixit S, Agney M, Köle S, Saksena D. Combined superior-transseptal approach to the mitral valve. Ann Thorac Surg 1992; 53: 180-182.

5) Takeshita M, Furuse A, Kotsuka Y, Kubota H. Sinüs node function after mitral valve surgery via the transseptal superior approach. Eur J Cardiothorac Surg 1997; 12: 341-344.

6) Guiraudon GM, Ofiesh JG, Kaushik R. Extended vertical Transatrial septal approach to the mitral valve. Ann Thorac Surg 1991; 52: 1058-1062.

7) Kumar N, Saad E, Prabhakar G, De Vol E, Duran CM. Extended transseptal versus conventional left atriotomi: early postoperative study. Ann Thorac Surg 1995; 60: 426-430.

8) Utley JR, Leyland SA, Nguyenduy T. Comparison o outocomes with three atrial incisions for mitral valve operations. Right lateral, superior septal, and transseptal. J Thorac Cardiovasc Surg 1995; 109: 582-587.

9) Bowley RK. Improved exposure of the mitral valve in patients with a small left atrium. Ann Thorac Surg 1980; 29:179-181.

10) Brawley RK. Improved exposure of the mitral valve in patients with a small left atrium. Ann Thorac Surg 1980; 29:179-181.

11) McGrath LB, Levett JM, Gonzalez-Lavin L. Safety of the right atrial approach for combined mitral and tricuspid lave procedures. J Thorac Cardiovasc Surg, 1988; 96: 756-759.

12) Shin H, Higashi S, Iseki H, Ninomiya H, Kido M. Superior septal approach for mitral valve surgery. J Jpn Assoc Thorac Surg 1996; 44: IH-114.

13) Ellenbogen KA, Arrowood JA, Cohen MD, Szentpetery S. Limitations of esophagial electrocardiography in recording atrial rhythms after orthotopic heart trasplantation. J Heart Transplant 1987; 6:167-170.

14) Mitchell AG, Yacoup MH. Conduction between donor and recipient atria following orthotopicc cardiac transplantation. Br Heart J 1985; 54: 615-616.

15) Scherrer U, Vissing S, Morgan BJ, Hansson P, Victor RG. Vasovagal syncope after infusion of a vasodilator in a heart transplant recipient. N Engl J Med 1990; 322: 602-604.

16) Guiraudon GM, Klein GJ, Sharma AD, Yee R, Pineda EA, Mcellan DG. Surgical approach to anterior septal accessory pathways in 20 patints with the Wolff-Parkinson-White syndrome. Eur J Cardiothorac Surg 1988; 2: 201-206.

17) Hirt SW, Frimpong-Boateng K, Borst HG, The superior approach to the mitral valve-is it wortwhile? Eur J Cardiothorac Surg 1988; 2: 372-376.