ISSN : 1301-5680
e-ISSN : 2149-8156
TURKISH JOURNAL OF
THORACIC AND
CARDIOVASCULAR SURGERY
Turkish Journal of Thoracic and Cardiovascular Surgery     
Cine Magnetic Resonance Imaging in Evaluation of Mitral Valve Regurgitation
Metin MANİSALI, Arzu KOVANLIKAYA, Dinç ÖZAKSOY, Enis İĞCİ, Tuğrul FIRNAR, *Ece İZGÜLER, *Ahmet TAŞTAN
Dokuz Eylül Üniversitesi Tip Fakültesi, Radyodiagnostik Anabilim Dalı;İzmir,
*Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kardiyoloji Anabilim Dalı;İzmir

Abstract

In this study, nineteen patients, who had mitral valve regurgitation diagnosed by doppler echocardiography are evaluated for of the parameters that could best reflect the severity of mitral valve regurgitation due to jet and turbulence in cine magnetic resonance images were analy/ed from tel view of a) the length of signal loss b) the total area of signal loss c) the total number of anatomic levels in which signal loss was visible d) the ratio of the length of the signal loss to left atrium anterior-posterior dimension. Results were than compared vvith echocardiographic grades reflectİng the severity of regurgitations from l to 4. To determine the best parameter, t-tests were performed that could best reflect the differcnccs of the grades reported in echocardiography. The total area of the signal loss, the length of mitral valve regurgitation and the number of levels of signal loss were effective in reflectİng the differences among the groups vvith 'p' values changing betvveen 0.05 and 0.001. Whereas, the ratio of the length of the signal loss to left atrium antcrior-posterior dimension was not effective in differentiating subsequent groups.

Manyetik rezonans görüntüleme (MRG), kapak hastalıklarının incelenmesinde ekokardiografi gibi noninvaziv bir yöntemdir [1]. T1-ağırlıklı spin-eko ve gradient-eko sekansları kardiak alanda en çok kullanılan MRG teknikleridir.

T1-ağırlıklı spin-eko yönteminde morfolojik değişimler hakkında, gradient-eko yöntemi ile akım dinamiği değişimleri hakkında bilgi edi nilebilmektedir [2]. Gradient-cko uygulama larında, ulaşılan yüksek temporal rezolüsyon hızıyla, R-R süresi boyunca tüm bir kardiak siklusda meydana gelen değişimlerin sinematik olarak incelenmesi mümkündür. Sinematik olarak görüntülerin değerlendirildiği bu tür incelemeye sine MR görüntüleme adı verilir. Doppler ekokardiografi sonuçlarının referans olarak kullanıldığı bu çalışmada, sine manyetik rezonans görüntülemede mitral kapak yetmez- liğini (MY) derecelendirmede kullanılan para- metrelerin etkinliği araştırılmıştır.

Methods

Doppler ekokardiografide mitral kapak yet mezliği saptanan 19 hasta (yaş dağılımı: 38-81, ortalama: 60.3) çalışma grubuna alınmıştır. Dört olguda MY tek bulgu olarak gözlenmiştir. MY' ye ek olarak 3 olguda mitral darlık, 11 olgu da aortik ve 12 olguda triküspid kapak patoloji si saptanmıştır. Olgular doppler ekokardiogra fide, Abbasi sınıflamasına göre 1-4 arası derecelendirilmiştir [3]. Ekokardiografiyi taki ben her hasta 1.0 T gücündeki MRG cihazıyla (siemens Magnetom SP 42) görüntülenmiştir. MR inceleme EKG tetiklemeli FİSP gradient eko yöntemiyle yapılmış olup her iki atrioven triküler kapağın tamamını kapsayacak tazda kalbin fonksiyonel aksına paralel dört odacık görüntüleri elde edilmiştir. Tam bir kardiak sik lus boyunca meydana gelen akım dinamiği değişimlerini belirlemek amacıyla her seviyede, bir R-R süresi boyunca 12 ayrı fazda görüntü leme yapılmıştır. Kalp tabanı ve apeksi arasındaki mesafe, tüm hastalarda 7 mm kesit kalınlığı ve l mm kesit aralığı ile ortalama ola rak 9 kesitte incelenmiştir. Sekans parametreleri TR: 25 msn, TE: 12 msn, saptırma açısı: 30°, görüntüleme alanı genişliği: 300 mm, matriks genişliği: 128 x 256 olarak belirlenmiştir. Üç veri elde edinim ile hasta kalbinin atım hızına ve görüntüleme kesit sayısına bağlı olarak top lam inceleme süresi olgudan olguya değişmek üzere 25 ile 40 dakika arasında gerçekleşmiştir, imajların elde edinimini takiben görüntüler sinematik olarak incelenerek mitral kapaktan sol atriyuma doğru sinyal kaybının en fazla olduğu alan belirlenmiştir. Belirlenen alanda sinyal kaybı uzunluğu ve sinyal kaybı uzunluğunun sol atrium ön-arka çapına oranı hesap lanmış, ek olarak sinyal kaybının gözlendiği toplam anatomik kesit sayısı ve sinyal kayıp larının toplam alanı belirlenmiştir. Her olguda bu dört parametreden elde edilen veriler, eko kardiografik derecelendirmede hastanın ait olduğu gruba göre sınıflandırılmıştır. Her para metrenin yetmezlik derecelerini belirleme yönünden etkinliğini ölçmek amacıyla, bu değişkenlerin ekoda saptanan gruplar arası farkı yansıtma etkinlikleri t-testi ile incelen miştir. 0.05'den küçük olan 'p' değerleri istatis tiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir.

Results

Ekokardiografide üç hastada birinci dereceden, dokuz hastada ikinci dereceden, dört hastada üçüncü dereceden ve üç hastada dördüncü dereceden mitral kapak yetmezliği sap- tanmıştır. İki olgu haricinde, mitral kapak rejürjitasyonları, MRG' de mitral kapaktan sol atriuma doğru uzanan çeşitli boyutlarda sinyal kayıpları tarzında gözlenmiştir (Şekil 1-3).

Ekokardiografik olarak birinci dereceden rejürjitasyon saptanan bir olguda MRG' de belir- gin sinyal kaybı gözlenememiştir. Bir olguya ait MR görüntüler ise çekim sırasında hasta hare- ketine bağlı imajların artifaklı çıkması nede- niyle İnceleme dışı bırakılmıştır. Sinyal kay- bının toplam alanı ve uzunluğu ile kaybın gözlendiği toplam kesit sayısı 0.05 ve 0.001 arasında değişen 'p' değerleri ile gruplar arasın- daki farkı yansıtmada etkin bulunmuştur. Sin- yal kaybının sol atrium Ön-arka çapına oranı uzak gruplar arası farkı belirlemede etkin bu- lunmuşsa da peş peşe gelen gruplar arasındaki farkı belirlemede yetersiz kalmıştır (Tablo 1).

Discussion

Kapak hastalığı olgularında sine MR görüntü leme yöntemi ile kardiak anatomi ve akım değişimleri hakkında bilgi elde edinilebilinir, EKG tetiklemeli spin-eko MR yönteminden farklı olarak sine MR görüntülerde kan havuzu myokardiuma göre daha hiperintens (beyaz) olarak görülür. Bu durum peş peşe gelen RF dalgalarının hızlı akım halinde olan kana göre durağan olan myokardiumu daha fazla uyarmasına bağlı olarak seçilir. Özellikle kan havuzundaki protonların faz koheransının bozulması, hızlı türbülan kan akımı ve eddy akımların gelişimi, kan havuzunda sinyal kaybına yol açar. Bu tür sinyal kayıpları beyaz kan havuzu içerisinde sinyalsiz siyah alanlar olarak gözlenir. Kan akım bütünlüğünde bozulmaya bağlı olarak ortaya çıkan bu sinyal kayıpları, kapak darlık ve yetmezliklerinde görülebildiği gibi, normal koşullarda, atrioven- triküler kapakların ilk açıldığı an ile kapakların kapandığı an geçici olarak görülebilir [2,4]

Çalışmamızda, sistolik sinyal kaybının sol atriuma gösterdiği uzanımın, Iezyonların ekokardiografide saptanan rejürjitasyon derece- sini yansıttığı saptandı. Tüm rejürjitasyonlar sistolde mitral kapaktan sol atriuma doğru uzanan siyah alanlar tarzında gözlendi. Renkli doppler uygulamalarında olduğu gibi en önemli sorunlardan biri kardiak siklus boyunca mitral kapak yetmezliğine bağlı jetlerin yön ve şekil değiştirmesi idi. Bununla beraber, düşük dereceli sinyal kayıpların çoğu, tepesi mitral kapak düzeyinde koniler tarzında gözlendi. Her hastanın ekokardiografik olarak belirlenmiş MY' si bulunması nedeniyle, çalışmamızda MRG' nin MY tanısındaki sensitivite ve spesifitesi belirlenemedi. Bu nedenle yanlış pozitif sonuç söz konusu olmadı, tek bir yanlış negatif sonuç elde edildi.

Wagner ve arkadaşları, sine MRG' nin, doppler ekokardiografi ile belirlenen MY' yi belirleme- deki doğruluk oranını 0.96 olarak bulmuşlardır [5]. MRG' nin mitral kapak yetmezliğini belirlemedeki sensitivite ve spesifitesi, Sechtem ve arkadaşları ile aurigemma ve arkadaşlarının yaptıkları iki ayrı çalışmada, % 90 ile % 100 arasında bildirilmiştir [6,7].

Ventriküllerin atım hacimleri arasındaki farka bağlı kapak yetmezlik derecesinin belirlenmesi yetmezliklerin değerlendirilmesinde diğer bir yöntemdir. Bu tür yanaşım, ventrikül kontur- larının yarı otomatik olarak belirlenmesine dayanan, hacim ölçüm programlan ile MR cihazlarında da gerçekleştirilebilmektedir. Bununla beraber bu tür uygulamada hastanın sadece tek bir kapak hastalığı olması gerekmek- tedir. Çalışmamızda, sadece dört hastada, mitral kapak yetmezliği tek lezyon olduğun- dan, ventriküllerin atım hacimleri arasındaki farka dayanan parametrik incelemenin etkinliği araştırılamamıştır.

MR teknolojisinde meydana gelen yeni değişimler, hızı kodlanmış faz kontrastlı MR görüntüleme tekniğiyle rejürjitan akım jetlerin kuantifiye edilmesini mümkün kılmaktadır. Bu teknikte jetteki hız dağılımının kuantifikasyo- nu, MR ve renk dopplerden elde edilen kantitatif verilerin karşılaştırılmasına izin verecek nitelikte bulunmuştur [8-10].

Bununla beraber, bir çok kardiak uygulamada olduğu gibi sine MR görüntülemede de teknik ve fizyolojik faktörlerden kaynaklanan bazı sınırlamalar mevcuttur. Ölçülen sinyal kaybı nın alanı; görüntüleme anındaki sol ventrikül basıncı, kesit düzleminde kompleks kapak hareketi, orifis genişliği, odacık genişliği ve kompliyansı gibi birçok fizyolojik faktörden etkilenmektedir [11-13]. MR cihazındaki gradientlerin gücü, sekans parametreleri, tem poral rezolüsyon, pencere genişliği ve düzeyi gibi kısmen cihaz ve kullanıcı bağımlı olan faktörlerde meydana gelen akım değişimlerini belirlemede teknik sınırlamalara yol açmak tadır [13].

Sonuç olarak, mitral kapak yetmezliğinde gözlenen rejürjitasyonların, sine manyetik rezo- nans görüntüleme ile incelenmesi mümkündür. Serimizde, mitral yetmezliğin derecelendirilme- si yönünden incelenen parametreler içerisinde, sinyal kaybı uzunluk ölçümünün en az zaman alan uygulama olduğu gözlenmiştir. Bununla beraber, çalışmamızda, yukarıda belirtilen teknik ve fizyolojik faktörler nedeniyle gerek sinyal kaybı uzunluğu gerekse diğer parametreler için belirgin bir eşik değerin belirlenmesi mümkün olmamıştır.

References

1) Cranney GB, Lotan CS, Pohost GM. Nuclear magnetic resonance imaging for assessment and follow-up of patients with valve disease. Circulation 84 (suppl): 216-227,1991.

2) Sechtem U, Pflugfelder PW, White RD et al. Cine MR imagign: potential for the evaluation of cardiovascular function. AJR 148: 239-246,1987

3) Abbasi AS, Ailen MVV, DeCristofora D, Ungar I. Detection and estimation of the degree of mitral valve regurgitation by range-gated pulsed doppler echocardiography. Circulation 61:143-147,1980.

4) Higgins CB, Wagner S, Kondo C, Suzuki J, Caputo GR. Evaluation of valvular heart disease with cine gradient echo magnetic resonance imaging. Circulation 84 (suppl): 198-207,1991.

5) Wagner S, Aufferman W, Buser P. Diagnostic accuracy and estimation of fhe scverity of valvular regurgitation from signal void on cine MRL Am Heart W 117: 760-767,1989.

6) Sechtem W, Pflugfelder PW, Gould R, Cassidy MM, Higgins CB. Mitral and aortic regurgitation: Quantification of regurgitant volumes with cine MR imaging. Radiology 167: 425-430,1988.

7) Aurigemma G, Reichek N, Schiebler M, Axel L. Evaluation of mitral regurgitation by cine magnetic resonance imaging. Am J Cardiol 66 (5): 621-625,1990.

8) Kondo C, Caputo GR, Semelka R, Poster E, Shimakavva A, Higgins CB. Right and left stroke volume measurements with velocity encoded cine NMR imaging: in vivo and in vitro validation. AJR 157: 9-16,1991.

9) Hartiala JJ, Mostbcck GH, Foster E, Fujita N, Duce MC, Higgins CB. Velocity encoded cine MRI in the evaluation of left ventricular dîastolic function: mcasurement of mitral valve and pulmonary vein flow velocities and flow volume across the mitral valve. Am Heart J125 (4): 1054-1066,1993.

10) Simpson I, Sahn D. Quantification of valvular regurgitation by Doppler echocardiography. Circulation 84 (suppl): 188-192,1991.

11) Wong M, Matsumora M, Suzuki K. Technical and biological sources of variability in the mapping of aortic, mitral and tricuspid color flow jets. Am J Cardiol 60: 847-851,1987.

12) Dulce MC, Mostbcck GH, Friose KK, Caputo GR, Higgins CB. Quantİfication of the left ventricular volumes and function with cine MR imaging. Radiology 188: 371-376,1993.

13) Suzuki JI, Caputo GR, Kondo C, Higgins CB. Cine MR Imaging of valvular heart disease: display and imaging parameters affect the size of the signal void caused by valvular regurgitation. AJR 1990; 155: 723-727.