Çalışma planı: Ocak 1998 - Ocak 2008 tarihleri arasında klinik ve radyolojik olarak malignite şüphesi taşıyan, tanısal yöntemler etkin olmadığı için eksplorasyon amacı ile torakotomi uygulanan ve patoloji sonucu küçük hücreli akciğer kanseri olarak bildirilen 20 hasta (16 erkek, 4 kadın; ort. yaş 58.3 yıl; dağılım 41-76 yıl) retrospektif olarak incelendi. Olgulara radikal lenf nodu diseksiyonu ile beraber, 10 üst lobektomi, iki alt lobektomi, altı pnömonektomi ve iki inferiyor bilobektomi yapıldı. Tüm olgular yaş, cinsiyet, tanı yöntemleri, uygulanan ameliyatlar, ameliyat sonrası takip ve sağkalım sonuçları ile değerlendirildi.
Bulgular: Ameliyat sonrası histopatolojik değerlendirme sonuçları küçük hücreli akciğer kanseri olarak bildirildi, 11 olguda miks tip tümör izlendi. Olgulardan beşi evre 1, altısı evre 2, dokuzu evre 3 idi. Ameliyat sonrası dönemde tüm olgulara kemoterapi ve nodal tutulumu olan olgulara radyoterapi uygulandı. Beş yılık sağkalım evre 1 ve 2 için %76, evre 3 için %13; N0 ve N1-2 olgular için ise sırasıyla %86 ve %15 olarak hesaplandı.
Sonuç: Küçük hücreli akciğer kanseri de cerrahi tedavi erken evre (T1-2 N0) olgularda düşünülebilir. N2 varlığında cerrahi yaklaşımdan kaçınılması gerekmektedir. Cerrahi rezeksiyonun ardından ameliyat sonrası kemoterapi uygulanmalıdır ve nodal metastazlı olgularda mediastinal radyoterapi ilave edilmelidir.